İçeriğe geç
Groopy
Bir toplantı masasında sözleşme belgeleri üzerinde el sıkışan iki kişi
9 dk okuma

SEO Ajansı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? 7 Somut Kriter

Anıl Ay — Groopy Kurucusu

Özet

İyi bir SEO ajansı; kesin sıralama garantisi vermez, Google Search Console ve Analytics erişimini size bırakır, kısa vadeli zorunlu sözleşme dayatmaz ve trafiği değil dönüşümü raporlar. Bu yazıda 7 somut kriter ve kaçınılması gereken vaatler listeleniyor.

SEO ajansı seçimi genellikle 6-12 aylık bir taahhüt anlamına gelir — yanlış seçim hem bütçe hem de zaman kaybı demektir. Bir ajansla yola çıkıp altı ay sonra hiçbir somut sonuç göremeden ayrılmak, sadece harcanan parayı değil, o süre boyunca kaybedilen sıralama fırsatını da geri getirmez. Çoğu ajansın web sitesi birbirine çok benzer vaatler sunar: "organik trafiği artırırız", "Google'da üst sıralara çıkarırız", "kanıtlanmış yöntemlerimiz var". Bu cümlelerin hiçbiri sizi yanlış bir seçimden korumaz, çünkü hemen hemen her ajans aynısını söyler.

Gerçek farkı anlamak için doğru sorulara ve somut kriterlere ihtiyaç var — pazarlama diline değil, ajansın nasıl çalıştığına, veriyi kimin kontrol ettiğine ve sizi ne kadar süre bağladığına bakan kriterlere. Bu kriterler özellikle ilk kez bir SEO ajansıyla çalışacak, daha önce kötü bir deneyim yaşamış ya da mevcut ajansından memnun olmayıp alternatif değerlendiren işletme sahipleri için faydalı. Aşağıda, bir ajansla görüşmeden önce veya görüşme sırasında kontrol edebileceğiniz 7 somut kriter var.

Strateji mi sunuyor, yoksa standart paket mi?

İlk görüşmede ajans, sitenizi ve rakiplerinizi incelemeden fiyat veriyorsa bu bir uyarı işaretidir. Ciddi bir SEO çalışması; mevcut teknik durumun, hedef kitlenin ve rakip boşluklarının analiziyle başlar. Bu analiz genellikle şunları içerir: sitenin taranabilirlik ve indeksleme durumu, mevcut sıralamaların hangi sayfalarda toplandığı, rakiplerin hangi konularda sizden önde olduğu ve içerik tarafında hangi boşlukların doldurulabileceği.

"Herkese aynı paket" yaklaşımı, sektörünüze veya hedeflerinize özel olmayan, kopyala-yapıştır bir çalışma anlamına gelir. Bir diş kliniği ile bir e-ticaret sitesinin SEO önceliği aynı olamaz; biri yerel arama ve Google İşletme Profili'ne odaklanırken diğeri ürün sayfası mimarisine ve teknik ölçeğe odaklanır. Standart paket satan bir ajans bu farkı genellikle göz ardı eder.

Sormanız gereken soru basit: "Bana özel ne inceleyeceksiniz, ne zaman bir bulgu paylaşacaksınız?" Net bir keşif/denetim süreci tarif edemeyen bir ajans, muhtemelen standart bir şablon uygulayacak — ve bu şablon sizin gerçek sorunlarınızı çözmeyebilir.

Kesin sıralama garantisi veriyor mu? (Kırmızı bayrak)

Google'ın kendisi bu konuda açık: "No one can guarantee a #1 ranking on Google" (hiç kimse Google'da 1. sıra garantisi veremez) ve kesin sıralama, kesin süre veya "Google ile özel ilişki" vaat eden SEO firmalarına karşı açıkça uyarıyor. Bunun nedeni basit: sıralama algoritması yüzlerce sinyali aynı anda değerlendirir ve bu sinyaller sürekli güncellenir. Hiçbir ajans — ne kadar deneyimli olursa olsun — bu sistemin çıktısını tek başına kontrol edemez.

Bir ajans size belirli bir anahtar kelimede belirli bir tarihte 1. sırayı vaat ediyorsa, ya algoritmayı yanlış anlatıyor ya da riskli, kısa ömürlü teknikler (yapay bağlantı satın alma, gizli metin, otomatik içerik üretimi gibi) kullanmayı planlıyor demektir. Bu tür yöntemler kısa vadede sıralamayı yükseltebilir, ama Google'ın spam güncellemeleri bu siteleri düzenli olarak tespit edip cezalandırıyor — kaybedilen sıralamayı geri kazanmak, baştan başlamaktan daha zor olabilir.

Gerçekçi bir ajans bunun yerine süreç ve zaman çizelgesi konuşur: teknik düzeltmelerin etkisi haftalar içinde görülür; sıralama ve organik trafik artışı ise tipik olarak 2-4 ay sürer. Bu, garanti vermemekle belirsiz konuşmak arasındaki farktır — iyi bir ajans net bir zaman aralığı verir, kesin bir tarih vermez ve bu aralığı neden verdiğini açıklayabilir.

Ayrıca sıralamanın kendisi de sizin gördüğünüzle bir başkasının gördüğü arasında farklı olabilir. Google sonuçları konuma, cihaza ve kullanıcının arama geçmişine göre kişiselleştirilir; siz kendi telefonunuzdan arama yapıp sitenizi 1. sırada görmeyebilirsiniz ama başka bir kullanıcı görebilir (ya da tam tersi). Bu yüzden "ben aradım, çıkmadı" tek başına bir ajansı değerlendirmek için güvenilir bir yöntem değildir — Search Console'daki toplu veri, tek bir aramadan çok daha güvenilirdir.

Google Search Console ve Analytics erişimi kimde kalıyor?

Bu, çoğu karşılaştırma yazısında es geçilen ama en somut kriterlerden biri: ajans, Google Search Console, Analytics ve Google İşletme Profili hesaplarını kendi adına mı kuruyor, yoksa sizin hesabınıza mı ekleniyor? Doğrusu ikincisi. Arama performansı verisi ve geçmiş kayıtlar size ait olmalı — ajansı değiştirseniz bile bu veriyi kaybetmemelisiniz.

Pratikte bunu nasıl kontrol edersiniz? Basit: hesapların sahibi (owner) olarak sizin Google hesabınızın görünüp görünmediğine bakın. Eğer ajans size yalnızca "görüntüleyici" erişimi veriyor ve asıl sahiplik kendi ajans hesabında kalıyorsa, ilişki bittiğinde yıllar süren arama performansı geçmişinizi kaybetme riskiyle karşı karşıyasınızdır.

Bu ayrım aslında iki farklı işi birbirinden ayırır: kurulum (hesapların açılması, doğrulanması — tek seferlik bir iş) ve yönetim (verinin sürekli izlenmesi, raporlanması ve optimizasyonu). Bir ajans bu ikisini karıştırıp "hesap bizde, dilerseniz erişim veririz" diyorsa, veri sahipliğinizi tam olarak netleştirmemiş demektir. İyi bir ajans bu ayrımı kendiliğinden açıklar, siz sormadan önce.

Aynı mantık Google İşletme Profili için de geçerli: profilin "birincil sahibi" (primary owner) rolü size ait olmalı, ajansa yalnızca "yönetici" rolü verilmeli. Bu ayrım küçük görünse de önemli bir farkı belirliyor — birincil sahip, gerektiğinde diğer tüm erişimleri tek taraflı olarak iptal edebilir; yönetici rolündeki taraf ise bunu yapamaz.

Ajansın kendi sitesi ve geçmiş işleri neyi gösteriyor?

Bir SEO ajansının kendi web sitesi, iddialarının en kolay test edilebilir kanıtıdır. Ajans kendi sitesinde temel teknik SEO'yu — hızlı yüklenme, mobil uyum, temiz başlık/meta yapısı, çalışan yapılandırılmış veri — uygulamıyorsa, sizin siteniz için bunu uygulama ihtimali de düşüktür. Bunu kontrol etmek için özel bir araca ihtiyacınız yok; sitenin mobilde ne kadar hızlı açıldığına ve Google'da arama yaparak kendi hizmet sayfalarının ne kadar görünür olduğuna bakmanız yeterli.

Geçmiş işler bölümüne de dikkatli bakın. "Yaptığımız işler" sayfasında stok fotoğraflarla süslenmiş, isimsiz "müşteri X" örnekleri veya yalnızca yükselen bir grafik ekran görüntüsü varsa, bu hiçbir şeyi kanıtlamaz — bir grafiğin yükselmesinin nedeni SEO çalışması da olabilir, mevsimsellik veya başka bir kampanya da. Güvenilir bir ajans, en azından bir örnekte hangi değişikliği yaptığını ve bunun hangi ölçülebilir sonuca bağlandığını (yöntemiyle birlikte) açıklayabilir.

Bağımsız doğrulama için ajansın kendi Google İşletme Profili yorumlarına, LinkedIn üzerindeki gerçek müşteri tavsiyelerine veya varsa sektörel referans platformlarına bakabilirsiniz. Tek bir olumsuz yorum kırmızı bayrak değildir, ama hiç bağımsız referansı olmayan, yalnızca kendi web sitesinde iddia bulunan bir ajans için daha dikkatli olunmalı.

Sözleşme ne kadar sürmeli? Kilitlenmeye dikkat

SEO ajansı seçimiyle ilgili çoğu rehber teknik yeterlilik ve raporlamadan bahseder, ama sözleşme süresine neredeyse hiç değinmez. Oysa bu, çalışmanın gerçekte ne kadar "performansa dayalı" olduğunu gösteren en net işaretlerden biri.

Zorunlu, uzun vadeli (örneğin 12-24 aylık, erken çıkışta cezalı) bir sözleşme dayatan bir ajans, sizi sonuçla değil sözleşme maddesiyle elde tutuyor demektir. Aynı şekilde tüm yıl bedelini peşin isteyen bir teklif de dikkatle değerlendirilmeli — bu, ajansın sizi uzun vadede memnun ederek değil, baştan bağlayarak tutmayı planladığının işareti olabilir.

Kapsam, takvim ve fiyatın yazılı olduğu ama performans yetersiz kaldığında makul bir çıkış yolu (örneğin belirli bir bildirim süresiyle fesih hakkı) bırakan bir çalışma modeli tercih edin. Bu, ajansın işini kötü yapacağı anlamına gelmez — tam tersine, kendi işine güvenen bir ajans genellikle bu tür esnekliği sunmaktan çekinmez.

Raporlama trafiği mi, dönüşümü mü gösteriyor?

Artan ziyaretçi sayısı olumlu bir işaret olabilir, ama tek başına yeterli değildir. Gelen kullanıcı doğru sayfada doğru içerikle karşılaşmıyorsa, trafik ticari bir sonuca dönüşmez. Örneğin bir hizmet sayfasına gelen ziyaretçi sayısı ikiye katlanmış olabilir, ama sayfa net bir iletişim formu veya çağrıya davet içermiyorsa bu artışın işletmenize hiçbir katkısı olmaz.

İyi bir raporlama; form doldurma, teklif talebi veya satış gibi iş hedeflerini de içermelidir — yalnızca "sıralama yükseldi" veya "ziyaretçi arttı" değil. Bunun için ajansın Analytics üzerinde dönüşüm/hedef izleme kurmuş olması gerekir; bu da bir önceki maddedeki veri sahipliği konusuyla doğrudan bağlantılıdır.

Görüşmede doğrudan sorun: "Aylık raporda hangi metrikleri göreceğim?" Cevap yalnızca trafik ve sıralamaysa, dönüşüm tarafını nasıl ölçeceğinizi ayrıca netleştirin. Bir ajans bu soruya rahatça ve somut örneklerle cevap veremiyorsa, muhtemelen bugüne kadar hiçbir müşterisi için dönüşüm bazlı raporlama yapmamıştır.

Sayfa görüntüleme, sosyal paylaşım sayısı veya "etkileşim oranı" gibi metrikler de rapora eklenebilir, ama bunlar tek başlarına iş sonucu değildir — sektörde bazen "vanity metrics" (gösterişe dönük metrikler) olarak adlandırılır. Sorulması gereken soru şu: bu rakamların işletmenize kaç yeni müşteri adayı kazandırdığı ölçülebiliyor mu, yoksa yalnızca iyi görünen bir grafik mi sunuluyor?

SEO ajansı mı, GEO ajansı mı? (2026'da fark var mı)

2026 itibarıyla bu ayrım artık göz ardı edilemez. Klasik SEO, sayfanızın Google arama sonuçlarında sıralanmasını hedefler; GEO (yapay zekâ arama optimizasyonu) ise ChatGPT, Perplexity ve Google AI Overviews gibi yapay zekâ yanıtlarının içinde kaynak olarak gösterilmenizi hedefler. Klasik arama hâlâ çok daha fazla trafik gönderiyor, ama kullanıcıların bir kısmı artık cevabı doğrudan yapay zekadan alıp siteye hiç girmiyor.

Pratikte GEO'ya hazırlık şu anlama gelir: sitenin yapay zekâ tarayıcılarına (GPTBot, ClaudeBot, PerplexityBot gibi) açık olması, içeriğin cevap-önce formatta yazılması (önce net sonuç, sonra detay) ve yapılandırılmış verinin (Organization, Service, Article şeması gibi) doğru kurulmuş olması. Bunların hiçbiri karmaşık veya pahalı değil, ama çoğu ajansın gündeminde henüz yok.

Bir ajansa "GEO için ne yapıyorsunuz?" diye sorduğunuzda net bir cevap alamıyorsanız, o ajans hâlâ 2020'lerin başındaki SEO anlayışıyla çalışıyor demektir. İkisini tek bir planda birleştiren bir yaklaşım, ileride ayrı ayrı iki hizmet almaktan daha tutarlı sonuç verir — çünkü teknik temel (hız, tarama, yapılandırılmış veri) zaten her ikisinin de ortak zeminidir.

GEO'nun ölçümü de klasik SEO'dan farklıdır. Search Console size hangi sorguların sizi Google'a getirdiğini gösterir, ama ChatGPT veya Perplexity'nin bir yanıtta markanızı kaynak gösterip göstermediğini gösteren resmi bir panel henüz yok. Bunu takip etmenin tek yolu, hedef sorguları düzenli aralıklarla bu araçlarda manuel olarak sorup sonucu kaydetmek. Bir ajans bu takibi nasıl yaptığını anlatamıyorsa, GEO'yu yalnızca pazarlama kelimesi olarak kullanıyor olabilir.

Karar vermeden önce

Bu 7 kriterin ortak noktası şu: hiçbiri pazarlama dili değil, doğrulayabileceğiniz somut davranışlar. Bir ajansla görüşürken vaatlerini değil, aşağıdaki sorulara verdiği cevapları not edin:

  • Sitenize özel bir strateji sunuyor mu, yoksa standart paket mi?
  • Kesin sıralama garantisi vermiyor mu?
  • Search Console ve Analytics erişimi size mi kalıyor?
  • Kendi sitesi ve geçmiş işleri iddialarını doğruluyor mu?
  • Sözleşme sizi sonuçla mı, madde ile mi bağlıyor?
  • Raporlama dönüşümü de kapsıyor mu?
  • GEO'yu (yapay zekâ arama optimizasyonu) planına dahil ediyor mu?

Bu kriterlerin hiçbiri tek başına belirleyici değil — ama bir ajans bunların çoğunda net, doğrudan cevap veremiyorsa, bu tek bir zayıf noktadan çok, genel bir şeffaflık sorununa işaret eder. Tersine, bir ajans bu sorulara rahatça ve somut örneklerle cevap verebiliyorsa, muhtemelen benzer sorularla daha önce de karşılaşmış ve çalışma biçimini buna göre kurmuştur.

Groopy'de bu yaklaşımı kendi SEO + GEO Stratejisi hizmetimizde uyguluyoruz: erişim ve veri size ait kalır, zorunlu uzun vadeli sözleşme yok, raporlama trafik kadar dönüşümü de kapsar. Sitenizin şu anki durumunu görmek isterseniz ücretsiz SEO analiz aracımızı deneyebilir, ya da doğrudan bir keşif görüşmesi planlayabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

SEO ajansı garanti verebilir mi?

Hayır. Google'ın kendisi de hiçbir SEO firmasının belirli bir sıralamayı garanti edemeyeceğini açıkça belirtir. Kesin sıralama, kesin süre veya 'Google ile özel ilişki' vaadi veren bir ajanstan uzak durun.

SEO sonuçları ne kadar sürede görülür?

Teknik düzeltmelerin etkisi genellikle haftalar içinde ölçülebilir; içerik ve sıralama kaynaklı trafik artışı tipik olarak 2–4 ay sürer. Bunun altında bir süre vaat eden bir ajansa şüpheyle yaklaşın.

SEO ajansıyla sözleşme ne kadar sürmeli?

Zorunlu, uzun vadeli bir kilitlenme yerine; kapsam, takvim ve fiyatın yazılı olduğu, performansla devam eden bir çalışma modeli tercih edin. İyi bir ajans sizi sözleşme maddesiyle değil sonuçla elde tutar.

SEO ajansı mı, GEO ajansı mı seçmeliyim?

İkisi birbirinin yerine geçmez. SEO klasik Google sıralamasını, GEO ise ChatGPT ve Google AI Overviews gibi yapay zekâ yanıtlarında görünürlüğü hedefler. 2026 itibarıyla ikisini birlikte planlayan bir ekiple çalışmak avantajlıdır.

İlgili hizmetler:

SEO ve GEO Stratejisi →

Bu işi sizin için yapalım

Groopy bir yazılım şirketi. Kısa bir keşif görüşmesiyle başlıyoruz.

Teklif Al